Ko-Pvp FoRum


    FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ

    Paylaş
    avatar
    Casp3r
    Admin

    Mesaj Sayısı : 170
    Points : 494
    Kayıt tarihi : 09/03/10

    FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ

    Mesaj  Casp3r Bir C.tesi Nis. 03, 2010 2:55 pm

    FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ

    Fenerbahçe Spor Kulübü 1907 yılında İstanbul'da kurulan bir profesyonel spor kulübüdür. Renkleri sarı ve laciverttir. Özellikle futbol branşı ile Türk sporunun önde gelen kulüplerindendir. Futbol takımı İç saha maçlarını UEFA'nın beş yıldızlı stadları arasında yer alan ve 2007 yılında yenilenmesi tamamlanan Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadyumu'nda oynamaktadır. 2009 UEFA Kupası finali de bu stadyumda oynanacaktır.Kulüpteki diğer branşlar Basketbol, Voleybol, Atletizm, Boks, Kürek, Yelken, Eskrim, Yüzme , Masa Tenisi, Dağcılık, Kriket ve Atıcılık'tır

    TARIHI :

    1899-1907
    Fenerbahçe'nin esas kuruluş tarihi 1899'lara dayanır.İlk zamanlar sadece spor kulübü olan kulüp 1910 yılına kadr böylece kalmış, 1910'da Kuşdili Kulübü'nün kendisine katılımıyla spor kulübü haline gelmiştir. II.Abdülhamit döneminde Müslüman Türklerin herhangi bir derneğe üye dahi olmaları yasaklanmıştı.Buna karşın gayrimüslimler dernek kurabilmekteydi.Bu, Kadıköy insanını öfkelendirmekte ve hırslandırmaktaydı.Tüm tehlikeleri göze alan deniz öğrencisi Fuat Hüsnü, eski hariciyecilerden Reşat Danyal ve Mehmet Ali'yle 1899 yılında devrin hafiye ve jurnalcilerinin dikkatlerinden kaçmak için Black Stocking FC (Siyah Çoraplılar Futbol Kulübü)‘nü kurdular.Fakat siyah çorap ve kırmızı üst formaları ile Türk gençlerinin oluşturduğu bu futbol topluluğu daha ilk maçlarında hafiyelerin baskınına uğruyordu.

    Aradan geçen birkaç yıl içinde aynı gençler yeni katılanlarla birlikte Kurbağalıdere Köprüsü’nün yakınındaki Hurşit Ağa’nın kahvehanesinde toplanıyor ve 1901 yılında da, bu kez isim de değiştirerek Kadıköy Futbol Kulübü ismindeki bir yeni takımı daha kurabilmenin çalışmalarını yapıyorlardı.Bunun sonucunda bu külübü 1902 yılında kurmuşlardır.Fakat günlük yayınlanan Fransızca Servet Gazetesi bu haberi hafiyelere sısdırmış ve durum II.Abdülhamit'in kulağına gitmiştir.Böylece bir kez daha Kadıköy'lü gençlerin kurduğu futbol takımı dağıtılıyordu.

    1907-1923
    Takvim yaprakları 1907 yılını göstermekteyken II.Abdülhamit döneminin son günleri yaşanmaktaydı.Saltanatının son zamanlarını yaşayan II.Abdülhamit'in baskı rejimi her alanda azalmıştı.Bu azalma futbola da yansımıştı.Artık Türk gençleri de açıktan futbol oynuyordu.

    Bu durumdan yararlanan Kadıköy’lü gençlerden, Hariciye Nazırı Asım ve Server Paşa’ların torunu Londra Sefareti Başkatibi Nuri Bey’in oğlu Ziya Bey ile Harekat Ordusu Feriki Şevki Paşa’nın oğlu Ayetullah Bey ve de ünlü edebiyatçı Sami Paşazade Sezai Bey’in yeğeni Enver Necip (Okaner) Bey, Necip Bey’in Moda Başpınar sokak 3 numaralı evde yaptıkları görüşme neticesinde kuracakları takım hakkında fikir yürütüyorlardı.Görüşmeler sonucunda maddi destek sağlayan dönemin zenginlerinden Saint Joseph mezunu Mühendis Nurizade Ziya Bey’e kulübün kurucu başkanlığını, Osmanlı Bankası memurlarından Ayetullah Bey’e katiplik görevini, Bahriye Subayı Necip Bey’e de kaptanlık ve veznedarlık görevini verildi..Yine görüşmede varılan fikir birliği ile de ; kuracakları kulübün adını oturdukları semtten esinlenerek Fenerbahçe yapacaklar, amblemlerini Fenerbahçe Burnu’ndaki ışık saçan fenerden, formalarındaki renkleri ise Fenerbahçesi’ndeki papatyaların kıskançlık ve temizlik sembolü olan renklerinden yani sarı ile beyazdan alacaklardı.

    Kulüp kısa sürede bir kadro semtteki gençlerden oluşturmuştu.1908 yılında İkinci Meşrutiyet'in ilanı ile tanınan dernek kurma serbestliği İstanbul’da birçok Türk kulübünün kurulmasına vesile oldu.Kulüp sayısındaki artış İstanbul’da yeni bir ligin kurulması ihtiyacını doğurdu.Bu nedenle de o dönemlerde ülkede resmi tatil günü olan Cuma günleri oynanacak bir lig olan, Cuma Ligi adıyla yeni bir lig kuruldu.

    Kulüp kuruluşunda sarı-beyaz olan renklerini 1909 sonbaharında sarı-laciverte çevirmiştir.1909-1910 sezonuyla birlikte de İstanbul Futbol Ligi'ne katılmıştır.Fenerbahçe–Galatasaray kulüpleri arasındaki ezeli rekabet, ilk defa 17 Ocak 1909 tarihinde Galatasaray Lisesi öğrencilerinin takımı ile, yeni kurulmuş bir semt takımı maçı şeklinde başlamıştır.Bu tarihten itibaren de o dönemlerdeki İstanbul futbolundaki şampiyonluklar genelde bu iki Türk takımı arasında paylaşılmıştır.

    Fenerbahçe Kulübü’nün ilk amblemi olan Fenerbahçe burnundaki ışık saçan beyaz feneri, renkleri ise sarı ile beyaz olmuştu. Ancak, kulüp yöneticileri bunu tatminkar bulmadıklarından, ve içinde bulundukları monarşi rejimini tehdit edici sayılacağı endişesi ile kısa sürede iptal etti. 1910 yılında futbolcu solaçık Hikmet’in çizdiği amblem herkesin beğenisini kazandı ve kabul edildi.

    1910 yılında Kuşdili Kulübü'nün kulüp bünyesine katılımıyla Fenerbahçe Kürek, avcılık, kriket ve tenis sporlarına sahip olmuştur.

    Kadrosunu gençlerle güçlendiren bu Fenerbahçe 1911 - 1912 liginde hiç yenilmeden şampiyon oldu.Şampiyonluğun en önemli yanı ise, Fenerbahçe’nin bu şampiyonluğu ile İngiliz ve Rum takımlarının şampiyonluklarının tamamen sona erdirmesi ve bu tarihten itibaren de Türk futbolunda şampiyonlukların artık Türk takımlarının olmasıydı. Bu şampiyonluk, kulübün itibarını bir anda yükseltti, imkanlarını arttırdı.Altıyol’da bir kulüp lokali kiralandı, lokalin açılışı ile üye sayısı çoğaldı.Bu arada futbol dışında diğer spor dallarında da faaliyet gösterilmesine başlandığından, aynı yıl Fenerbahçe Futbol Kulübü adı , Fenerbahçe Spor Kulübü’ne dönüştürüldu.

    Kulübün kuruluş günü olarak Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın kulübü ziyaret tarihi olan 3 Mayıs kabul edilir.

    Kuruluş Amacı:
    Kulübün amacı kuruluş tüzüğünün 2. ve 3. maddelerin şu şekilde belirtilmiştir: "Kulübün takip ettiği amaç: Memlekette bedenî ve fikrî terbiyenin yayılmasını sağlamak. Vatan gençlerini vatanın korunmasına, zorluklara ve askerî seferberliklere hazırlamaktır."

    "Kulüp, özellikle askerî beden eğitimlerinin yapılması, millî oyunların yaygınlaştırılması ve disiplinli bir hâlde geliştirilmesiyle uğraşacak. Kaybolan tecrübelerin kazanılmasına uygun amatör şubeler kurulması ve açılmasına çalışacaktır."

    I.DUNYA SAVASI
    I.Dünya Savaşı başlangıcıyla genç nüfus silah altına alındı.İngiliz takımları İstanbul'da yaptığı maçları bıraktı.1914-1915 yılında Fenerbahçe ve Galatasaray'ın arasında çıkan anlaşmazlıktan dolayı lig, iki ayrı küme halinde oynanmıştır.İstanbul Şampiyonluğu Ligi'ni kazanan Fenerbahçe ile İstanbul Futbol Birliği Ligi'nde birinci olan Galatasaray takımları, gerçek İstanbul şampiyonunun belirlenmesi amacıyla 11 Şubat 1916 günü İttihatspor sahasında (bugünkü Şükrü Saracoğlu Stadı) karşılaştılar. Muzaffer’in golüne karşılık Said Selahaddin’in 2, Galip Kulaksızoğlu’nun da 1 golüyle ezeli rakibini 3-1 yenmeyi başaran Fenerbahçe, hem 1914-15 sezonu şampiyonluğunu hem de İngiltere’den özel olarak getirtilen ve 10 yılın sonunda en çok şampiyon olacak takıma verilecek olan tarihi şildi kazandı.

    1910 yılında Galatasaray'a kardeş kulüp olarak kurulan Progress International, 1914 yılında Altınordu Spor Kulübü adını almıştır. Dahiliye Nazırı'ni başkanlığa getirerek hem mali destek sağlamış hem de hükümetten destek alarak cepheye asker yollamayan tek kulüp olmuştur.Mali olarak gelişmesine paralel olarak iyi futbolcuları kadrosuna katmıştır.Bunlar içinde 7 tane Fenerbahçeli futbolcu da bulunmaktaydı.Fenerbahçe bunun üzerine genç ve hırslı futbolcuları kadrosuna katmıştır.Genç Fenerbahçe ilk lig maçına 17 Kasım 1916 yılında Anadolu Üsküdar'a karşı oynamıştır.Kulübün kurucusu ve başkanı olan Burhan Felek tecrübesiz,toy Fenerbahçe takımına alınan 7-0'lık hezimetten sonra istifa etmiştir.

    Fenerbahçe, Çanakkale Savaşları boyunca birçok oyuncusunu kaybetmiştir.Kulüp 3 Mayıs 1918 tarihinde çok önemli bir misafiri ağırladı: Mustafa Kemal ******.****** kulübün Kuşdili'ndeki lokaline ziyarette bulundu.Bu tarih daha sonraları kulübün kuruluş günü olarak görülmüş ve kuruluş tarihi 3 Mayıs 1907 olarak kabul edilmiştir.****** kulüp şeref defterine şunları not düşmüştür:

    Fenerbahçe Kulübünün her tarafa mazhar-ı takdir olmus bulunan asari mesaisini işitmiş ve bu Kulübü ziyaret ve erbab-ı himmeti tebrik etmeyi vazife edinmiştim. Bu vazifenin ifasi ancak bugün müyesser olabilmiştir. Takdirat ve tebrikatımı buraya kayd ile mübahiyim.

    KURTULUS SAVASI

    İstanbul, 16 Mart 1920 günü işgal kuvvetlerince resmen işgal edilir.Kurtuluş Savaşı dönemi'nde işgal kuvvetlerine mensup özellikle İngiliz ve Fransız askeri takımlarıyla yapılan futbol maçları, İstanbulhalkının büyük ilgisini çekiyordu.Türk kulüpleri bu takımlarla 5 yılda 50’sini Fenerbahçe’nin oynadığı toplam 80 maç yapmıştır.İşgal kuvvetleri takımlarına karşı kazanılan galibiyetler ise Türk takımlarını halkın gönülllerinde yüceltiyordu.Türk takımlarının özellikle de Fenerbahçe’nin, başta General Harrington Kupası (29 Haziran 1923) olmak üzere işgal kuvvetleri takımları karşısında elde ettikleri tüm galibiyetler, milletin ve yaralı gönüllerine teselli veriyordu .

    Fenerbahçe futbol sahalarında işgal kuvvetlerine karşı ardı ardına aldığı galibiyetlerle milli mücadelenin adeta İstanbul şubesi halini alıyordu.Bu dönemde Türk futbolu denince ilk akla gelen Fenerbahçe oluyordu.Kurtuluş Savaşı cephelerinden gelen her yeni zafer halkın moralini yükseltirken, Fenerbahçe'nin de aldığı galibiyetler bu morali daha da arttırıyordu.1910’lu yıllarda en fazla iki bin kişinin izlediği Fenerbahçe, 1919-1920 yıllarında 6-7 bin kişinin doldurduğu tribünlere oynuyordu.

    Fenerbahçe takımı artık "Kuva-i Milliye" ruhunun halk içindeki sembolü olmuştu. Bunun ilk sebebi işgal takımları ile oynadıkları toplam 50 maçtan sadece ikisini kaybetmeleri , 41 maçta galip gelmeleriydi ki Altınordu ve Galatasaray takımları bu başarıyı gösterememişlerdi. İkinci sebebi ise, Kurtuluş Savaşı'nın lideri olan Mustafa Kemal ******'ün Fenerbahçeli olarak bilinmesiydi.


    1927-1947
    "Kuşdili Yangını"

    Türkiye'nin birden fazla şube barındıran ilk spor kulübü olma başarısını gösteren Fenerbahçe,1913 yılında geçerli olan nizamname ile atletizm, kürek, yüzme, atlama, yelken, patinaj, tenis, çayır hokeyi, boks, kriket gibi spor dallarıyla da meşgul oluyordu.Bunlara daha sonra masa tenisi, eskrim, jimnastik, avcılık, su kayağı, bilardo, salon futbolu, otomobil, atıcılık, sutopu, bisiklet, halter, güreş, basketbol, izcilik,patenli hokey, voleybol, vs, gibi toplam 25 spor şubesi içeren 35 spor dalında birçok başarılara imza atılıyordu.

    Bu branşlarda sürekli gelişim gösteren Fenerbahçe, 25.kuruluş yılında 5/6 Haziran 1932 gecesi meydana gelen bir yangın sonucunda kupalarından üye kayıt ve maç defterlerini de içeren belgelerine kadar gelmiş geçmiş bütün maddi eser ve izlerini kaybediyordu.Bu kötü durum bütün Türkiye'de şok etkisi yarattı.Fenerbahçe Kulübü İdare Heyeti bunun üzerine basına aşağıdaki tebligatı veriyordu:

    Sevgili yuvamız, 25 senelik spor hayatımızda elde ettiğimiz şeref ve galibiyet, hatıraları ile birlikte yanmıştır. Bugün, maddi spor vesaitimizden de tamamen mahrum kalmış bulunuyoruz. Yek değerlerimize karşı sarsılmaz itimat, muhabbet ve tesanüt (dayanışma) havası içinde, yıllarca süren müşterek emeklerimizin muhassalasının (elde edilmiş sonucunun) enkazı karşısında derin bir teessür (üzüntü) duymamak kabil değildir. Mahvolan manevi kıymetlerin maattessüf (ne yazık ki) tamiri imkansızdır. Şu kadar ki, 25 senedir kazandığımız muvaffakiyetlerin hatıralarını kalbimizde daha büyük bir vecd (heyecan) içinde yaşatmak, bu hatıraları Fenerbahçe gençliğine kitap halinde hediye etmek gene mümkündür. Hatta ilk vazifelerimizden biridir. Kupalarımız, bayraklarımız yanmıştır. Fakat yüreğimizdeki hatıralar canlılığını kaybetmeyecektir. Başta Ulu Gazimiz olmak üzere; kulübümüzün mesaisini takdir eden kıymetli yazıları taşıyan hatıra defterimiz kül olmuştur.Fakat bizim emeklerimizi takdir etmiş olan büyük şeflerimiz, memleketini seven memleketin idealine candan bağlı, çalışkan, tesanüt (dayanışma) ve muhabbet çerçevesi içinde Türk gençliğini gene himaye edeceklerdir. Hayatın mütemadi bir mücadele olduğunu, mücadelesiz, ızdırapsız, elemsiz, hayatta gerek ferd ve gerek millet itibariyle muvaffak olmak imkanı olmayacağını Türk gençliğine hatırlatan Büyük Gazi'nin nasihatleri bu elemli günlerimizde, bizim için en büyük teselli ve kuvvet membaı olacaktır. Fenerbahçelileri, kulübümüzün maruz kaldığı felaket nispetinde büyük olan vazifeye davet ediyoruz.

    Yangının ertesinde büyük gazetelerden Milliyet ve Cumhuriyet Fenerbahçe’ye Yardım ismi altında kampanya başlatmışdırlar.Yeni bir kuşüp binası ve kulüp sahası satın almak için yapılan ilk bağış ise 19 Haziran 1932 tarihinde İş Bankası eliyle 500 TL. göndermek suretiyle ****** yapmıştır.Bu yardımların sonucunda ilk adı Silahtar Ağa Sahası , sonraları Papazın Çayırı, Union Kulüp Sahası, İttihat Spor Sahası ve nihayet 25 Ekim 1929 tarihinde de Fenerbahçe Stadı ismini alan 36 dönümlük stat , 6 Temmuz 1932'de 9000 TL. karşılığında satın alındı.Böylelikle Fenerbahçe yurtta stat mülkiyetine sahip ilk kulüp oldu. Ayrıca yapılan bu stad ******'ün büstlerinin konulmasına müsaade ettiği tek stat da olmuştur.

    1936 yılında Ankara ve İzmir şehirlerinin takımlarının katılımıyla Milli Küme kuruldu.Milli küme 1942,1948,1949 yılları hariç 1936-1950 yılları arasında yapılmıştır.1938 yılında kendi isteğiyle ligden çekilen Fenerbahçe,bunun dışındaki tüm turnuvalara katılmış 1937, 1940, 1943, 1945, 1946 ve 1950 yıllarında olmak üzere 6 kez kazanarak bu kupada en çok zafere ulaşan takım olmuştur.

    1939 yılı Türk futbolunda bir ilk gerçekleşti.9 Eylül 1939 Cumartesi akşamı 21.00'de, Taksim Stadı'nda Fenerbahçe ile Beyoğluspor ilk gece maçına çıktılar. İlk gece maçındaki ilk golü Fenerbahçeli Fikret Kırcan atmış, Fenerbahçe sahadan 4-2 galip ayrılmıştı.

    POLİTİKA VE FUTBOL
    Bu zamanlarda politika çoğu sporda etkili olmuştur.1929-1930 yıllarında başlayan ve CHP tarafından düzenlenen turnuvada 10 yıl boyunca en çok şampiyon olan takım İstanbul Şildi'ni kazanacaktı.7 yıl düzenlenen turnuvada Fenerbahçe 4 kez kazanınca İstanbul Şildi'nin sahibi oldu.
    1936 Yaz Olimpiyatları'na da politika damgasını vurmuş,Berlin'de düzenlenen olimpiyatlar adeta Adolf Hitler'in gövde gösterisine dönmüştü.II.Dünya Savaşı başlamadan önce devletler,başka devletleri kendi saflarına çekmek için uğraşıyorlardı.Bu amaçla İngiltere'nin profesyonel futbolcuları 1941 yılında Türkiye'ye gelir.İngilizler, Ankara'da ve İstanbul'da olmak üzere Fenerbahçe ile 2 maç yaparlar.Ankara'daki ilk maç 2-2 berabere sona erer.İkinci maç İstanbul'da, eski adıyla Fenerbahçe yeni adıyla Şükrü Saracoğlu Stadyumu'nda oynandı.aç esnasında Fenerbahçe aleyhine bir penaltı verilir.Topun başına o güne kadar hiç penaltı kaçırmayan Wodword geçer.Kalede ise Cihat Arman vardır.Vuruşu bir metre yükseklikten sol kale direğinin hemen yanından ağlarla buluşacakken, Cihat Arman hiç görülmemiş bir şekilde topu kornere çıkarır. İngilizler donup kalmıştırlar.Herkez şaşkınlık içindedir.İngilizler sıraya girer ve bu olağandışı kurtarışı yapan kaleci Cihat Arman'ı teker teker tebrik ederler.Hiç kimse bu olayı unutamaz..

    Yine Nazi Almanyası'nın propagandasını yapmak üzere 31 Mayıs 1942'de SK Admira Wien takımı Türkiye'ye gelir.Viyana ekibi Beşiktaş'ı 3-2, Galatasaray'ı 3-0 yener.Son maçını Fenerbahçe'ye karşı yapar ve 2-1 mağlup olur.

    Şükrü Saracoğlu, bir siyaset adamıydı.Bunun yanında sıkı bir Fenerbahçeliydi.Fenerbahçe'ye birçok faydası dokundu.Hükümetlerde görevdeyken bile Fenerbahçe başkanlığını sürdümüş, siyasetteyken, 1934-1950 yılları arasında görevde bulunmuştur.Daha sonraları stada adı verilmiştir.

    1947–1967

    II.Dünya Savaşı her şeyi de olduğu gibi Fenerbahçe'yi de finansal olarak olumsuz etkiledi.Buna karşın sportif anlamda başarılar devam etti.Fenerbahçeli atlet Ruhi Sarıalp, Londra'da düzenlenen 1948 Yaz Olimpiyatları'nda üç adım atlamada bronz madalya kazandı.Bu bir Türk'ün atletizm alanında kazandığı ilk madalyaydı.

    1944'de Fenerbahçe, ikinci resmi branşını basketbol alanında kurdu.Böylece futboldaki Fenerbahçe-Galatasaray rekabeti basketbola da sıçradı.Ekip ilk büyük başarısını 27 Mart 1954'te elde etti.Bu tarihte Galatasaray'ı ilk kez yenerek ezeli rakibinin basketboldaki hegemonyasına büyük bir darbe vurdu.Ekip ilk şampiyonluğuna ise 1957 yılında ulaştı.

    Fenerbahçe ve Galatasaray ezeli rekabetini 1947 yılında bir başka sporda sürdürür:Ragbi.Yapılan ilk karşılaşma 18 Mayıs 1947'de oynandı.Bu ayrıca son karşılaşma da oldu.Fenerbahçe karşılaşmayı 12-0 kazandı.Bu sonuç karşısında Galatasaray Ragbi branşını kapatmaya karar verdi.

    LEFTER VE CAN
    30 Mart 1947'de Macar Ignace Molnar, futbol takımının başına getirilir. Ignace Molnar yönetiminde takım 1947/48 sezonunda İstanbul Ligi'ni kazanır. Lefter Küçükandonyadis bu sezon takıma transfer olmuş ve şamoiyonlukta önemli katkıları olmuştur. Taksimspor'dan takıma dahil olmuş ve futbol oynadığı dönemde sihirbaz olarak tanınmıştı.Birçok meziyetiyle ön plana çıkmıştı. Fenerbahçe taraftarlarının kalbinde taht kuran Lefter'e Ver Leftere, yaz deftere sloganı yazılmıştır. Fenerbahçe'de bulunduğu zaman içinde birçok rekora imza atmıştır.Lefter Küçükandonyadis daha sonra 1951'de AC Fiorentina'ya transfer olmuştur.

    BAŞKANLAR:

    1907–1908 Ziya Songülen
    1908–1909 Ayetullah Bey
    1909–1910 Tevfik Haccar Taşçı
    1911–1912 Osman Fuat Efendi
    1912–1914 Hamit Hüsnü Kayacan
    1914–1915 Hulusi Salih Paşa
    1915–1916 M. Sabri Toprak
    1916–1918 Dr. Nazım Bey
    1918–1919 Refik Ahmet Nuri Sekizinci
    1920–1923 Ömer Faruk Efendi
    1924–1927 Nasuhi Baydar
    1928–1932 Muvaffak Menemencioğlu
    1932–1933 Sait Selahattin Cihanoğlu
    1933–1934 Hayri Celal Atamer
    1934–1950 Şükrü Saraçoğlu
    1950–1951 Ali Muhiddin Hacı Bekir
    1951–1953 Osman Kavrakoğlu
    1953–1954 Bedii Yazıcı
    1955–1957 Zeki Rıza Sporel
    1958–1959 Agah Erozan
    1960–1960 Medeni Berk
    1960–1961 Hasan Kamil Sporel
    1961–1962 Razi Trak
    1962–1966 İsmet Uluğ
    1966–1974 Faruk Ilgaz
    1974–1976 Emin Cankurtaran
    1976–1980 Faruk Ilgaz
    1980–1981 Razi Trak
    1981–1983 Ali Şen
    1983–1984 Faruk Ilgaz
    1984–1986 Fikret Arıcan
    1986–1989 Tahsin Kaya
    1989–1993 Metin Aşık
    1993–1994 Güven Sazak
    1994–1994 Hasan Özaydın
    1994–1998 Ali Şen
    1998—.... Aziz Yıldırım

    lethe0000

    Mesaj Sayısı : 4
    Points : 13
    Kayıt tarihi : 03/06/10

    Geri: FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ

    Mesaj  lethe0000 Bir Perş. Haz. 03, 2010 7:31 pm

    adminim fenerlimsin Very Happy

      Forum Saati Cuma Ara. 14, 2018 5:51 pm